
Türkiye ve Afrika arasındaki ticaretin geleceği

Afrika, dünyanın en genç nüfusuna sahip kıtası olarak dijitalleşme alanında büyük bir potansiyele sahiptir. Kıtanın yüzde 60’ı 30 yaş altı gençlerden oluşuyor ve bu genç nüfus, dijital teknolojilere hızla adapte olmakta. 2023 itibarıyla Afrika'daki internet kullanıcı sayısı 600 milyonu aşmış durumda. Bu rakam, kıtanın dijitalleşme oranının hızla arttığını ve genç nüfusun dijital teknolojilerle etkileşiminin giderek arttığını gösteriyor.
Türkiye'nin dijital gücü ve afrika'daki potansiyel
Türkiye’nin teknoloji alanındaki güçlü altyapısı, Afrika'daki dijital dönüşüm için önemli fırsatlar sunuyor. Türk teknoloji firmaları, mobil ödeme sistemleri, e-ticaret, sağlık teknolojileri ve eğitimde dijitalleşme gibi alanlarda Afrika pazarına giriş yapıyor. Türkiye’nin teknoloji ihracatı, 2022’de 2,3 milyar dolara ulaşmış ve bunun büyük bir kısmı Afrika'ya yöneltilmiş.
Türk teknoloji firmaları, Afrika’da dijitalleşmeye yönelik projelerle kıtanın altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Özellikle Türk firmalarının Afrikalı gençlere yönelik yazılım geliştirme eğitimleri, dijital ekonomi alanında büyük bir adım atılmasını sağlıyor. Bu projeler, iş gücü kalitesini artırmanın yanı sıra Türkiye-Afrika ilişkilerini de güçlendiriyor.
Türk yatırımlarının Afrika'daki etkisi
Türkiye'nin Afrika’ya yaptığı yatırımlar, kıtanın ekonomik kalkınmasında büyük bir rol oynamaktadır. 2020 itibarıyla, Türk yatırımlarının büyük kısmı altyapı, inşaat ve enerji sektörlerine odaklanmış durumda ve özellikle Orta ve Doğu Afrika ülkelerinde yoğunlaşmaktadır. Bu yatırımlar, sadece yerel ekonomilere katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Afrika'nın kalkınma hedeflerine ulaşmasında da kritik bir rol oynuyor. Türk yatırımlarının bir diğer önemli etkisi ise istihdam yaratmaktır. Örneğin, Türk inşaat firmaları, Afrika'daki büyük projelerle binlerce kişiye iş imkânı sunuyor. 2021’de, Türk müteahhitlik firmaları Afrika’da 70.000'den fazla kişiye istihdam sağlamıştır. Bu sayede, Afrika'da kalifiye personel yetiştirilmesi de desteklenmiş oluyor.
Çevre dostu ve sürdürülebilir kalkınma projeleri
Türk şirketleri, Afrika’da çevreyi koruyan ve toplumların yaşam kalitesini artıran projelere imza atmaktadır. Bu projeler, kıtanın büyüyen nüfusuna ve hızlı kentleşmeye ayak uydurabilmesi için son derece önemlidir.
Yenilenebilir enerji yatırımları
Afrika'nın enerji ihtiyacı hızla artarken, Türk şirketleri bu alanda büyük projelere yatırım yapmaktadır. Özellikle güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik projeler, çevresel sürdürülebilirliği desteklemektedir. Zorlu Enerji, Fas’ta 120 MW gücünde bir güneş enerjisi santrali kurarken, Sanko Enerji ise Güney Afrika’da rüzgar enerjisi projelerine imza atmaktadır. Bu projeler, Afrika'nın enerji ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltarak çevre dostu enerji altyapısının gelişmesine katkı sağlıyor.
Sürdürülebilir tarım projeleri
Su kaynakları Afrika'da sınırlı ve bu nedenle su yönetimi ile tarımsal sürdürülebilirlik projeleri büyük bir öneme sahiptir. Türk şirketleri, bu alanda birçok projeye imza atmaktadır. Aksa Enerji, Etiyopya'da su arıtma tesisleri kurarak bölgedeki su krizine çözüm üretmektedir. Ayrıca, İçdaş Tarım, Mısır'da modern tarım teknikleri kullanarak verimliliği artırmakta ve su kaynaklarını daha verimli kullanmaktadır. Bu tür projeler, Afrika'da gıda güvenliğini artırmanın yanı sıra çevreye zarar vermeyen üretim tekniklerinin yayılmasına yardımcı olmaktadır.
Çevre dostu altyapı projeleri
Türk firmaları, Afrika’da büyük altyapı projelerine de imza atmaktadır. Bu projeler sadece kıtanın fiziksel altyapısını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda çevre dostu teknolojilerin kullanılmasını da sağlıyor. Limak İnşaat, Ruanda’da çevre dostu bir havaalanı inşa ederken, YDA İnşaat ise Somali’de modern ulaşım altyapısı projelerini hayata geçirmektedir. Bu projelerde, çevreye zarar vermemek için sürdürülebilir malzemeler kullanmak ve yeşil inşaat tekniklerine yönelmek ön planda tutuluyor.
ARKA PLANDA NELER YAŞANIYOR?
2024 yılında, Nijer, Mali ve Burkina Faso'da askeri yönetimler, bu ülkelerin ECOWAS’tan (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) ayrılma kararı aldığını bildirdi. ECOWAS yönetimi, yeni hükümetlerin kararlarını geri çekmesi için bu ülkelere zaman tanıdığını duyurdu. 29 Ocak 2025 itibarıyla, bu ülkeler ECOWAS’tan ayrılma sürecini tamamladı.
Mali’de 2020 ve 2021’de, Burkina Faso’da 2022 ve Nijer’de 2023’te gerçekleşen darbeler, Batı Afrika’nın güvenlik ve siyasi dinamiklerini sarstı. Askeri yönetimler, ECOWAS’ın Batılı ülkeler tarafından desteklenen yaptırımlarını ve sivil yönetime dönüş taleplerini reddetti. ECOWAS, bu darbeleri kınayarak darbeyi gerçekleştiren ülkeler üzerinde baskı kurmaya çalıştı, ancak bu yaklaşım, bölgedeki askeri yönetimlerin egemenliklerini tehdit olarak gördükleri bir dış müdahale olarak değerlendirildi.
ECOWAS "insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün ciddi bir biçimde ihlal edildiği", aynı zamanda "demokratik bir seçimle iktidara gelen hükümetin devrildiği ya da devirmeye teşebbüs edildiği" durumlarda askeri müdahale mekanizmalarını devreye sokabiliyor. ECOWAS'ın ilk askeri müdahalesi 1990'da, iç savaşın sürdüğü Liberya'ya ECOMOG ile 12 bin asker göndererek oldu. 1998'de de Sierra Leone'deki iç savaşa, Gine-Bissau, Fildişi Sahili ve Mali'ye müdahale etmişti. ECOWAS'ın son askeri müdahalesi ise 2017'de Gambiya'ya oldu.
Fransa, eski kolonilerindeki istikrarı sağlamak amacıyla bu hükümetleri genellikle istemediğini açıkça belirtti. Ancak, bazı gözlemciler, Batı’nın Afrika’daki çıkarlarını korumak adına dolaylı şekilde destek sağladığını öne sürüyor.
Öte yandan, ECOWAS’ın arkasındaki özellikle Fransa, Amerika ve İngiltere gibi güçler, ECOWAS’ın sivil yönetimlere dönülmesi için yürüttüğü baskıları ve yaptırımları destekliyor. Bu durum, bölgedeki askeri hükümetlerin Batılı etkilerden kurtulma arzusunu pekiştiriyor.
Nijer, Mali ve Burkina Faso’nun ECOWAS’tan ayrılması, sadece bu ülkelerin iç siyasi krizlerini değil, aynı zamanda Batı Afrika’daki egemenlik mücadelesini de gözler önüne seriyor. Bu ülkeler, ECOWAS’la olan bağlarını kopartarak tam bağımsızlık yolunda, Batılı güçlerin ve ECOWAS’ın etkisinden kurtulmayı hedefliyorlar. Ancak uygulanmakta olan yaptırımlar Nijerya ordusunun ECOWAS gücü içerisindeki büyüklüğü nedeniyle, Nijer'e olası bir askeri müdahale, Nijer ve Nijerya arasında bir "savaş" ihtimalini beraberinde getiriyor.
ECOWAS: Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Afrika kıtasının batısında yer alan 15 devlet tarafından, 28 Mayıs 1975 tarihinde Nijerya’nın Lagos şehrinde kurulmuştur. Daha sonra Yeşil Burun Adaları 1996’da üye olurken, Moritanya 2000 yılında üyelikten ayrılmıştır. Örgüt’ün hâlihazırda Nijer, Burkina Faso ve Mali’nin ayrılmasıyla 12 üyesi bulunmaktadır.
Üye ülkeler: Benin, Fildişi Sahili, Gambiya, Gana, Gine, Gine Bissau, Liberya, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo, Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).
TÜRK YATIRIMLARI VE AFRIKA'NIN GELECEĞI
Türkiye ve Afrika arasındaki ekonomik ilişkiler, her geçen yıl güçlenerek yeni zirvelere ulaşmakta. Türk yatırımları, sadece Afrika'nın altyapısını dönüştürmekle kalmıyor, aynı zamanda kıtanın sosyal kalkınmasına, çevresel sürdürülebilirliğe ve genç nesillerin dijital geleceğine de katkı sağlıyor. Afrika'nın büyüyen genç nüfusu, dijitalleşme alanındaki devrim, Türk teknolojisinin ve yatırımlarının en büyük destekçileri olacak. Türk firmalarının dijitalleşmeye yaptığı katkılar, Afrika'daki gençlerin küresel ekonomik düzene katılmalarına olanak tanırken, bu ortaklıkların gelecekte daha da güçlenmesi bekleniyor.
Türk şirketlerinin, Afrika'da gerçekleştirdiği yenilenebilir enerji projeleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve çevre dostu altyapı hamleleri, kıtanın çevresel geleceği için kritik bir rol oynuyor. Bu projeler yalnızca Afrika’nın kalkınmasına katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda küresel iklim değişikliğiyle mücadelede de önemli bir adım atılmasını sağlıyor.
Türkiye'nin Afrika'daki etkinliği, yalnızca ekonomik ve ticari ilişkilerle sınırlı kalmayıp, stratejik bir güç haline gelmesini sağlıyor. Ancak, bu yalnızca bir başlangıç. Afrika'nın kalkınma hedeflerine ulaşmasında Türkiye'nin üstleneceği rol, dünya genelindeki büyük güçler arasındaki dengeyi de değiştirebilir.
Afrika'nın geleceği, sadece kıtanın değil, tüm dünya ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Ve Türkiye, bu süreçte Afrika'nın en güçlü partnerlerinden biri olarak yerini mutlaka almadır.