Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Hafif yağmur
16°
Ara

Geçmiş geçmişte mi kaldı?

YAYINLAMA:
Geçmiş geçmişte mi kaldı?

Günü yaşamak ama dünü bilmeden, hatırlamadan, yediğimiz kazıkların nedenlerini ve kimden yediğimizi bilmeden yaşamak ancak sıradan canlılar için geçerli.

Geçmişte yaşananların bize ne gibi bir katkısı ve etkisi olduğunu sormamıza günümüzde tedbirli olmamıza ışık tutar ki bilgi ve tecrübe yaşanmışlığın süzgeçten geçirilmiş halidir.

Bugünler de birileri “geçmiş geçmişte kaldı”, “dün dündür bugün bugündür”, “günü yaşamalıyız” sözlerini çok kullanmakta. Hatta kendine daha da ağır bir hava veren “zatı muhteremler” ve onların kurduğu büyüttüğü kurumlar bu ağdalı sözleri söylemekte.

Sormak gerekir bu gibi sözleri kim, neden ve niçin kullanır?

Sahi, neden “geçmiş geçmişte kaldı”, “dün dündür, bugün bugündür” denilmekte?

Bu sözleri söyleyenler geçmişte yani dün yaptıklarına kılıf ya da bahane bulmak için kullanmış olabilir mi?

Bu sözleri söyleyen, yazan ve doğrudur diyen kimdir?

Bu kişi görevi gereği size silah tutan, sorgu odasında falaka atan, gözleriniz bağlı olduğundan hakaret erden, sorgusuz sualsiz cezaevine atan, yargılayan, sakat bırakan, ölümünüze sebep olan idam cezaları veren olabilir mi?

Bu sözleri söyleyen sizinle aynı görüşte olmayıp dünyayı farklı yorumlayıp ama sizin gücünüze örgütlülüğünüze ihtiyacı duyduğu için söylemiş olabilir mi?

Bu sözü söyleyen geçmişte haksızlık yapıp sonra çıkarı için ve hiçbir özür ya da telafi temelin de bir çaba sarf etmeden üstüne bir de “geçmişi unutamıyorsun” diye serzenişte bulunan utanmaz, hadsiz ve yüzsüz olabilir mi?

Geçmişin değerlendirmesi yapılmadan günü ve yarına nasıl bakılır, hedef ve plan nasıl yapılır?

Yarın için bir planı olmayan kişi ve toplumun benzer hatalardan ders çıkarmadan tekrarını ve zararını yaşadığında kendine teselli eden aslında yalan söylemesini de beceremeyenlerin kullandığı bir söz olabilir mi?

Alınteri ve emeğin, parasız eğitim ve sağlığın hakkını ararken zulüm edenleri, sorgu odalarını, yargısız infazları, işkenceleri, toplumu asgari ücrete açlığa mahkûm edenleri, kendine biat etmeyene yaşam hakkı vermeyeni, kendisi gibi düşünmeyeni dışlayanları unutabilir mi?

Oysa yaşadığımız anın kökeni geçmişimizde yatıyor. Hayattan ders aldığımız bizi biz yapan yaşanan olaylara karşı nasıl bir tavır alıp yaşam mücadelesi verdiğimizdir. Bugünkü değerlendirmemizle geçmişin olumlu ya da olumsuz yanları olabilir önemli olan kendimiz ve toplum için doğru ve olumlu bir tavır almaktır.

Ekmeğimizi, suyumuzu ve havamızı şair babanın dediği gibi “yârin yanağından gayri” her şeyi her canlıyla paylaşırken kimlerle dost kimlerle geçici yol arkadaşlığı yapacağımızı bilmemiz gerekir. İşte bu nedenle zaman zaman geçmişi gözden geçirmek gerek.

Sahiden sizce “geçmiş geçmişte mi kaldı”?


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *