Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Hafif yağmur
16°
Ara

CHP’de kırılma noktası

YAYINLAMA:
CHP’de kırılma noktası

Türkiye’de siyaset, anlık gelişmelerle şekillenen dinamik bir yapıya sahip. Gündem hızla değişiyor, sokak eylemleri ve mitingler muhalefet için önemli bir araç olarak kullanılıyor. Ancak geçmişteki Cumhuriyet Mitingleri ve Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı mitingleri gibi büyük organizasyonlar, nihai olarak siyasi iktidar üzerinde belirleyici bir etki yaratmadı. Bunun en büyük nedeni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tür olayları iyi analiz edebilmesi ve halkın tepkilerini kendi lehine çevirebilme becerisidir. Bugün de benzer bir süreç yaşanıyor ve Erdoğan’ın mevcut eylemleri dikkatle takip ettiğini, muhalefetin stratejik hatalarını lehine çevirebileceğini söylemek mümkün.

Ancak mesele sadece iktidarın bu durumu nasıl yöneteceği değil; aynı zamanda CHP’nin içindeki çalkantılar da giderek daha fazla su yüzüne çıkıyor. Özgür Özel liderliğindeki CHP, iç hesaplaşmaların gölgesinde kalmış durumda. Parti içinde Veli Ağbaba, Mahir Başarır, Umut Aydoğan ve Ekrem İmamoğlu gibi isimlerin, mevcut yönetim içinde güçlerini koruma çabası dikkat çekiyor. Özellikle CHP’nin olası bir kurultay sürecine gitmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan olması durumunda, bu isimlerin parti içinde güç kaybetmesi kaçınılmaz görünüyor.

Tam da bu nedenle, CHP’de etkili isimlerin sokak eylemlerine ağırlık vermesi, sadece iktidara karşı bir duruş sergilemek değil, aynı zamanda kendi pozisyonlarını koruma stratejisi olarak da değerlendirilebilir. Sokak eylemlerinin başarısız olması veya hükümet tarafından kontrol altına alınması halinde, bu isimlerin parti içindeki etkisi ciddi şekilde azalabilir. Bu risk, CHP İstanbul İl Başkanı ve ekibi için daha da büyük.

Son dönemde CHP İstanbul İl Örgütü ve bazı belediye yetkilileriyle ilgili ortaya atılan “delege satın alma” iddiaları, partinin iç dengesini sarsmış durumda. Beykoz Belediyesi Özel Kalemi’nin de içinde bulunduğu bazı isimlerle ilgili çıkan ses kayıtları, İstanbul Delegelerinin para karşılığında oy satın aldığı yönündeki söylentiler, CHP içinde ciddi bir güven bunalımı yaratıyor. Eğer bu süreç yargıya taşınır ve hukuki sonuçlar doğurursa, parti içindeki dengeler tamamen değişebilir.

Bugün CHP’de iki ayrı güç odağı var: Mevcut yönetim ve Kılıçdaroğlu’na bağlı eski ekip. Eğer sokak eylemleri başarısız olursa ve parti içindeki kriz daha da büyürse, Özgür Özel ve ekibinin siyasi geleceği ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalabilir. CHP’nin mevcut yöneticileri için en büyük korku, partinin yeniden Kılıçdaroğlu’na teslim edilmesiyle birlikte siyasi olarak sahipsiz kalmalarıdır.

Bu süreçte yaşananlar, CHP’deki iç hesaplaşmaların ve parti içi çatışmaların artık göz ardı edilemeyecek kadar belirgin hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’de siyasetin en önemli gerçeği, değişimin kaçınılmaz olduğudur. Ancak bu değişimin nasıl ve kimler tarafından yönetileceği, CHP’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası çizeceğini belirleyecektir.


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *