Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Hafif yağmur
16°
Ara

Erzurum..

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Erzurum..

Pazartesi, salı ve çarşamba günü üç gün boyunca Anadolu'nun incisi, gerçekten her yönüyle harikalar kenti diyebileceğim Erzurum ilimizi ve ilçelerini gezmek fırsatımız oldu. Daha önce de Mardin, Urfa, Bolu, Nevşehir-Kapadokya gezilerimizi aktarmıştım.

Gelin şimdi Erzurum ile ilgili izlenimlerimizi aktaralım...

Doğu Anadolu’nun İncisi...

Erzurum, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan, zengin tarihi, kültürel mirası, benzersiz coğrafyası ve modern yaşam olanaklarıyla dikkat çeken önemli şehirlerden birisiymiş. Gezip görünce daha iyi anlıyorsunuz bunu. Yüzyıllar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu şehir, hem tarihi izleri hem de çağdaş gelişmeleriyle geçmiş ile geleceği bir arada barındırıyor... Erzurum’un farklı yönlerini detaylarıyla ele alan geniş bir yazı olacak ama, okumaya değer diyebilirim...

Coğrafya ve iklim...

Erzurum, Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde yer almakta olup, ortalama rakımı 1.800 metrenin üzerinde. Bu yüksek rakım, şehrin doğal güzelliklerini ve iklimini belirleyen en önemli unsur. Çevresindeki dağlar, vadiler ve platolar; tarım, hayvancılık ve turizm açısından zengin bir potansiyel sunuyor. Şehrin doğal yapısı, aynı zamanda bölgedeki flora ve faunanın çeşitliliğine de yansımış.

İklim özellikleri...

Erzurum’un iklimi, sert kışlar ve serin yazlar şeklinde özetlenebilir. Kış aylarında yoğun kar yağışı ve düşük sıcaklıklar görülürken ki , gerçekten çok soguk bir zamana gelmedik belki ama her yerde kar vardı. Narman ve Oltu yollarında genelde en yüksek rakımlara çıktığımız için soğuğu iliklerime kadar hissettim. Yaz aylarında ise bölge, doğal serinliğiyle dikkat çekiyormuş. Bu durum, kış sporlarına elverişli alanlar oluştururken, yaz mevsiminde doğa yürüyüşleri, kamp ve fotoğrafçılık gibi aktiviteler için ideal bir ortam sunuyor tabi. Özellikle Palandöken kayak merkezi çakılı idi desem yeridir. İklim koşulları, ayrıca bölge tarımının da mevsimsel olarak farklılık göstermesine nedenlerden birisi; kışın kısa, yazın ise verimli geçmesi, yerel üretimde belirleyici rol oynuyor.

Tarih ve medeniyetler

Antik Dönemden Ortaçağ’a Erzurum’un tarihi, M.Ö. binlerce yıl öncesine kadar uzanıyor. İlk yerleşim izlerine dair bulgular, bölgenin ne kadar eski bir yerleşim yeri olduğunu gösteriyor. Urartular, bölgenin ilk büyük medeniyetlerinden biri olarak bilinirken, Pers ve Helenistik etkiler de bölge kültürüne yansımış. Roma İmparatorluğu’nun egemenliği döneminde stratejik bir nokta haline gelen Erzurum, Bizans döneminde ise hem ticaret hem de savunma açısından önemli bir merkez olmuş.

 

Selçuklu ve Osmanlı döneminde Erzurum...

Selçuklu Devleti döneminde bölge, kültürel ve dini açıdan önemli bir merkez haline gelmiş; medreseler, camiler ve kervansaraylar inşa edilerek İslam kültürünün izlerini taşıyan yapılar ortaya konulmuş. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise Erzurum, özellikle askeri ve ticari açıdan stratejik bir konuma sahipti. Bu dönemden kalma tarihi yapılar; şehrin mimari zenginliğini ve geçmişin ihtişamını yansıtır. Çifte Minareli Medrese, Ulu Camii ve Erzurum Kalesi gibi yapılar, hem yerel halk hem de ziyaretçiler tarafından yakından incelenen tarihî eserler arasında yer almaktadır.

Cumhuriyet dönemi ve modernleşme süreci...

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte Erzurum, eğitim, sağlık ve altyapı alanlarında önemli gelişmeler yaşamıştır. Modernleşme süreci, şehrin kültürel ve ekonomik yapısını yenilerken, aynı zamanda geleneksel unsurların korunmasına da özen gösterilmiştir. Atatürk Üniversitesi’nin kurulması, bölgedeki eğitim kalitesinin artmasına ve genç nüfusun gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

Kültür, sanat ve gelenekler...

Erzurum’un kültürü, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin etkisi altında şekillenmiş ve zengin bir mozaik oluşturmuş. Geleneksel halk oyunları, el sanatları, müzik ve ağıtlar, şehrin kültürel yaşamının temel taşlarını oluşturuyor. Yerel halkın nesilden nesile aktardığı bu değerler, bugün de canlılığını korumakta ve özellikle yerli festivallerde ve kültürel etkinliklerde kendini göstermektedir.

Edebiyat ve sanat...

Erzurum, birçok edebi eserin ve sanatsal çalışmanın da ilham kaynağı olmuştur. Şehrin doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve insan hikayeleri; şairlere, yazarlar ve ressamlara ilham vermiştir. Modern dönem sanatçıları, hem geleneksel motifleri hem de çağdaş unsurları bir araya getirerek, Erzurum’un kültürel kimliğini yeniden yorumlamışlardır.

Dini mimari ve miras...

Şehir, tarih boyunca farklı din ve inanç sistemlerine ev sahipliği yapmış. Bu durum, mimaride de kendini gösterir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait camiler, medreseler, hamamlar ve kervansaraylar, hem dini hem de kültürel birikimin canlı örnekleridir. Bu yapılar, bugün restorasyon çalışmalarıyla korunmakta ve ziyaretçilere tarihi bir yolculuk sunmakta.

Erzurum mutfağı: Lezzet Yolculuğu...

Geleneksel tatlar; Erzurum mutfağı, bölgenin coğrafi yapısı ve iklimiyle şekillenmiş, kendine özgü lezzetleriyle öne çıkar. Yerel yemekler, genellikle bölgedeki doğal ürünlerin özenle hazırlanmasıyla ortaya çıkar. Özellikle cağ kebabı, kadayıf dolması, kavurma, keşkek ve yöresel ekmek çeşitleri, Erzurum’un mutfak kültüründe önemli yer tutuyor. Burada diğer illerin çoğundan farkı, mesela ünlü olan bir yemeği öyle çok yüksek meblağlara yemiyorsunuz. Cağ kebabı gerçekten çok  çok ucuz. Ramazan'da olduğumuz için bir çok lezzeti tadamadık ama iftar menüleri bile bizim buralar ile yarı yarıya fark ediyor. Cağ kebaplı menü alıyorsunuz ama 350 TL Ödüyorsunuz. Çorbası salatası, tatlısı, içeceği, çayı ve bir de esnafın güler yüzü... Burada yemekler, hem misafirperverliğin hem de yerel yaşamın birer simgesi olarak kabul ediliyor.

Modern dokunuşlar ve gastronomi...

Geleneksel yemeklerin yanı sıra, modern gastronomi trendleri de Erzurum’da kendini göstermeye başlamıştır. Restoranlar ve kafe zincirleri, yöresel lezzetleri modern sunumlarla birleştirerek, yerel halkın yanı sıra ziyaretçilere de farklı tatlar deneyimleme imkanı sunuyor. Belediyelerin sosyal tesisleri ise gerçekten lüks mekan havasında... Bu durum, şehrin hem kültürel hem de ekonomik yaşamına yenilikçi bir soluk getiriyor...

Turizm, doğa, tarih ve kış sporları...

Erzurum, tarih severler için adeta bir açık hava müzesi gibi... Şehir merkezinde ve çevresinde yer alan tarihi yapılar; medreseler, camiler, kaleler ve kervansaraylar, ziyaretçilere zengin bir geçmişin kapılarını aralıyor. Erzurum Kalesi, Ulu Camii ve Çifte Minareli Medrese gibi yapılar, geçmişin izlerini günümüze taşıyan önemli turistik noktalar. Bu mekanlarda yapılan rehberli turlar, ziyaretçilere tarih boyunca yaşanan medeniyet değişimlerini ve kültürel etkileşimleri detaylı bir şekilde anlatıyor.

Ama en önemlisi de Doğa Turizmi, Erzurum’un çevresindeki doğal güzellikler, doğa turizmi açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Dağlar, vadiler, yaylalar ve doğal parklar; trekking, kamp, doğa yürüyüşleri ve fotoğrafçılık gibi aktiviteler için ideal ortam sunuyor. Özellikle yaz aylarında, serin havası ve yeşil doğasıyla doğa tutkunları tarafından yoğun ilgi görüyormuş. Biz kışı denedik, ve çok ta keyif aldık.

Kış Sporları ve Palandöken, Erzurum’un en bilinen turistik cazibelerinden birisi. Türkiye’nin en ünlü kış sporları merkezlerinden biri olan Palandöken, her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Kayak, snowboard ve diğer kış sporları için dünya standartlarındaki pistleriyle Palandöken; uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapacak kapasitede. Modern tesisleri, konaklama ve yeme içme olanakları sayesinde bölge, kış turizmi açısından büyük bir öneme sahip.  Her gittiğim kentten sonra şunu söylüyorum;

7 düvelin neden bu topraklarda gözü olduğunu anlamak için her bir kentimizi çok iyi bilmek ve görmek gerek. Ne mutlu ki bu topraklarda gözü olanların gözünü çıkartacak Kurtuluş Savaşımızın temellerinin atıldığı Erzurum Kongresinin yapıldığı binayı da görmek nasip oldu. Mustafa Kemal Atatürk gerçekten neyi neden yaptığını çok iyi bilen büyük bir deha... Ne söylesek az... Ne desek yettirmeyiz onun derin düşüncelerine...

Tüm bu görerek yazdıklarımızın özü şu ki; "Cennetin bir satırı gibi bizim ülkemiz"

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Erzurum, Cumhuriyet’in ilanından bu yana eğitim alanında önemli adımlar atmış bir ilimiz. Atatürk Üniversitesi, şehrin en köklü ve prestijli eğitim kurumlarından biri olarak, sadece yerel öğrenciler için değil; ulusal ve uluslararası arenada da önemli bir eğitim merkezi haline gelmiş. Ben de mezunu olduğum okulumu ziyaret etme fırsatı buldum. Bu üniversitenin sunduğu çeşitli fakülteler, araştırma merkezleri ve kültürel etkinlikler, bölgenin gelişimine önemli katkılar sağlamış.

Sosyal ve kültürel yaşam

Erzurum, modern yaşamın getirdiği yenilikleri, geleneksel yaşam biçimiyle harmanlayan bir yapıya sahip. Şehir merkezinde düzenlenen festivaller, konserler, sergiler ve kültürel etkinlikler, yerel halkın sosyal yaşamını zenginleştirmekte; şehrin dinamik yapısını ortaya koymakta. Geleneksel el sanatlarının modern yorumları, genç kuşaklar arasında da ilgi görmekte, bu sayede kültürel miras gelecek nesillere aktarılıyor.

Tarım, hayvancılık ve doğal kaynaklar

Erzurum’un ekonomik yapısında tarım ve hayvancılık önemli bir yer tutuyor. Bölgenin iklim koşulları, özellikle yüksek rakımlı alanlarda yetiştirilebilen ürünlere olanak tanıyor.Bu bağlamda buğday, arpa, patates ve çeşitli sebze-meyve türleri öne çıkmaktadır. Hayvancılık ise bölgenin doğal yaşamından beslenen bir diğer önemli ekonomik faaliyet. Yerel halkın geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü hayvancılık; hem iç piyasada hem de yöresel ürünlerin ihracatında rol oynamaktadır. Özellikle yemekler cağ kebabı gibi yöresel yemeklerin de buradaki yerel hayvanların etlerinden yapıldığını söyleyelim.

TURİZM VE HİZMET SEKTÖRÜ

Kış sporları, tarihi mekanlar ve doğa turizmi, Erzurum ekonomisine önemli katkılar sağlayan sektörler arasında yer alıyor. Turizmin canlanmasıyla birlikte konaklama, yeme içme, ulaşım ve rehberlik hizmetleri de gelişme göstermiş. Bölgedeki turizm potansiyelinin daha da artırılması için devlet ve yerel yönetimler tarafından çeşitli projeler hayata geçirilmiş ve hala daha çok fazla projenin imalatını gorebiliyorsunuz. İşte bu sayede ekonomik büyüme destekleniyor.

O kadar çok doğal zenginlikleri var ki; Dünyanın üçüncü büyük ülkemizin en büyük şelalesi Tortum Şelalesi görülmeye değer. Yine hemen ilerisinde Yedigöller var. Narman'da da Peri Bacalarını da görmenizi tavsiye ederim. Oltu da ise cağ kebabını tam yerinde yiyebilirsiniz. Bu arada asker arkadaşım Oltu Cağ Kebab iş yerini ziyaret ettik. Abddurahim Şahin arkadaşım bizi çok iyi ağırladı. Hani vaktim olsa idi gerçekten Oltu'da bir akşam kalmak isterdim. Kentin içerisinden bir akarsu geçiyor. İlçeyi ikiye bölmüş. Neyse gerçekten Oltu Cağ Kebabı yemek isterseniz oralardan buralara hijyenik Paketleme usulü ile paket servisi yapılabiliyormuş.  Neyse o kadar çok anlatılacak yerleri var ki, ben gezip görmenizi daha çok tavsiye ederim.

Erzurum, zengin tarihi geçmişi, benzersiz coğrafyası, köklü kültürü ve modern yaşam olanaklarıyla Doğu Anadolu’nun incisi olarak öne çıkıyor. Yüzyıllar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu şehir, bugün tarih ile modernliği bir arada sunarak hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere unutulmaz deneyimler yaşatmakta... Doğa sporlarından kültürel etkinliklere, tarihi yapıların incelenmesinden yerel mutfağın tatlarının keşfine kadar geniş bir yelpazede sunulan olanaklar, Erzurum’un yaşam kalitesini ve çekiciliğini arttırıyor bence.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *